DOAL BLOG

Meyve ile yapılan tatlılar, pastalar ve sağlıklı atıştırmalıklar…
İçeriğinde hem sağlık hem de lezzet olan tarifler için Doal Tarifler’i takip edin!

Elmayla Gelen Sağlık

Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Öktenli bu ayın meyvesi olan “elmayı” bilimsel yönüyle Doal Blog için inceledi. Bu büyük bilimsel makalenin ilk bölümünü sizlerle paylaşıyoruz:

Birinci Bölüm: Günde bir elma, doktoru uzak tutar

Dünya üzerinde, öykülere, şarkılara bu kadar çok konu olmuş başka bir meyve yoktur. Adem ile Havva’nın Cennet’ten kovulmasına neden olan yasak meyve ‘elma’. Vali’ye yaptığı saygısızlığın cezası olarak oğlunun başına konulan bir elmayı okla vurarak hayatını kurtaran William Tell’in öyküsü. Kötü kalpli cadının pamuk prensesi zehirlemek için kullandığı cazip meyve. Elmanın başına düştüğüne ilişkin bir bilgi bulunmamakla birlikte “Elma ağaçlarının gölgesinde oturan ve yere düşen elmaları izleyen” Newton’un ‘yerçekimi’ sözcüğünü ilk kez bu gözlemlerden sonra kullandığı düşünülüyor. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Apple’ın isim ve logosunun bu efsane meyve olarak seçilmesi tesadüf olabilir mi? Sağlıklı bir meyve olarak, Hipokrat’ın, milattan önce 400’lü yıllarda, ilaç olarak elma, hurma ve arpa lapası kullandığı bilinmektedir.

“Günde bir elma, doktoru uzak tutar”

“Güneş girmeyen eve, doktor girer” atasözünü hatırlatıyor değil mi? Aslında, bu, “Günde bir elma, doktoru uzak tutar” başlığı hatırı sayılır profesyonel tıp dergilerinde son yıllarda tartışılan bir konu başlığı. Bu söze benzer bir ifade, ilk olarak 1866 yılında Galler’de Notes and Queries dergisinde “Eat an apple on going to bed, And you’ll keep the doctor from earning his bread” olarak kullanılmıştır. 1913 yılında Elizabeth Wright bugünkü popüler olan “An apple a day Keeps the doctor away” ifadesini ilk kullanan kişi olmuştur. Deyim halinde günümüze kadar gelmesine rağmen uzun yıllar bu konuda çok fazla bilimsel araştırma yapılmamıştır. Son yıllarda tıp alanında bu konuya ilgi de artma görülmektedir, bu görüşü destekleyen araştırmalar da, aksini savunanlar da vardır.

ABD’de elma tüketiminin gerçekten doktora başvurma sıklığını azaltıp azaltmadığını araştıran bir çalışmada, doktor vizitlerinde değil de reçetelenen ilaç sayısının elma tüketenlerde daha az olduğu bildirilmiştir. Çalışmanın detaylı maliyet analizinde, 2010 yılında, ABD’li yetişkinler arasında ortalama tıbbi reçete maliyetinin 82.75 dolar olduğu göz önüne alındığında, elma tüketen kişilerin (1697 dolar) ile elma tüketmeyenlerin (1925 dolar) arasındaki yıllık kişi başı reçeteli ilaç maliyeti farkı tahminen 228 $ daha az olacağı hesaplanmıştır. Buna göre, Amerikalı yetişkinlerin tümü elma yemiş olsa ve buna bağlı reçeteli ilaç maliyetinde beklenen azalma, yaklaşık 47.2 milyar dolar düşük olur. Tüm Amerikalıların elma tüketiminin maliyeti yaklaşık 28.0 milyar dolar olur – bu da “19.2 milyar dolara varan net bir tasarruf anlamına gelir” tahmininde bulunmuşlardır. Özetle, nispeten düşük elma maliyeti göz önüne alındığında, araştırmacılar “elma tüketiminin teşvik edilmesi, ulusal sağlık harcamalarının potansiyel olarak azalmasına neden olabilir” sonucuna varmışlardır. Elbette, genel olarak bu ifadeden, “elma yiyenler hiç doktora gitmiyor” ya da “elma yemeyen hastalıktan kurtulmuyor” diye bir yargıya varmak mümkün değil. Ama, elmanın, son derece yararlı bir meyve olduğu tartışmasız.

Elma, muzdan sonra, dünyada en çok tüketilen meyvedir. Ülkemizde elma tüketimi sıklığı ile ilgili, en azından uluslararası literatüre dahil olmuş bir çalışmaya rastlamadım. Yedi farklı Avrupa ülkesinde elma tüketim sıklıkları üzerine yapılan bir çalışmada, yaşları 15 ile 70 arasında 4271 kişi ankete katılmıştır. En yüksek elma tüketiminin Polonya’da (haftada 5 elmadan fazla), en az Hollanda ve İspanya’da olduğu ortaya çıkmıştır. Ülkelerden bağımsız olarak kadınlar erkeklerden, yaşlılar ise erişkinlerden daha fazla elma tüketmektedir. Maalesef gençlerde elma tüketimi düşüktür.